Mahmud Derviş | Son şiirlerinden…

Mahmud Derviş

Mahmud Derviş

Arapçadan Çeviren: Mehmet Hakkı Suçin

İŞTE BURADA, ŞİMDİ, BURADA VE ŞİMDİ

İşte Burada

İşte burada, varlığın ve hiçliğin
Parçaları arasında yaşıyoruz
Sonsuzluğun dış mahallelerinde

Bazen satranç oynarız ve
Aldırmayız kapının ardındaki kaderlere
Hâlâ buradayız
Enkazdan inşa ederiz
Ay şeklinde bir hamamın kulelerini

Maziyi biliriz ama geçmeyiz
Aramakla geçirmeyiz yaz gecelerini
Dünün altın şövalyeliklerini

Biz, kimiz biz? Sormayız
Biz kimiz? Zira hâlâ buradayız
Sonsuzluğun elbisesini yazmıyoruz

Bizler, sıcak-soğuk havanın çocukları
Ve suyun; toprağın, ateşin ve ışığın
Beşeri toprağın zıplayan çocukları

Yarım hayatımız var
Yarım ölümümüz
Sonsuzluğun projeleri… ve kimlik

Vatanseveriz, zeytin gibi
Fakat usandık nergisin yansımasından
Vatan şarkılarının sularına

Duygusalız bilmeden
Liriğiz bilerek
Fakat unuttuk duygu yüklü şarkı sözlerini

İşte burada, anlamın eşliğinde
Başkaldırdık şekle
Değiştirdik tiyatro oyununun sonunu

Bizler, ek mevsimde
Doğalız, sıradanız
Ne Allah’ı alırız tekelimize
Ne de mağdurun gözyaşını

Hâlâ buradayız biz
Büyük hayallerimiz var
Kurdu sahneye davet etmek gibi
Gitar çalmaya, her yıl düzenlenen bir dans partisinde

Küçük hayallerimiz var
Hayal kırıklığı yaşamadan uyanmak gibi
Hayal etmedik imkânsızı

Yaşıyoruz, hayattayız… ve devamı var hayallerin

İşte burada, kayanın üstünde
Allah’ın sözlerinden geriye kalanları
Okuyoruz, sabah akşam şükür kelimelerini
Olur da duyar bizi bilinmezlik
Olur da ilham verir aramızdan birine
Sonsuzluğun şiirinden bir satırı

Şimdi

Şimdi, dünle bugün arasında, bir kadın siliyor
evin camını. Unutmuyor ve hatırlamıyor

Şimdi, gökyüzü temiz
Şimdi, bir dost soruyor bana: Şu anda nedir mutluluk?
Ve gidiyor apar topar cevaptan önce

Şimdi, dalgalı geçici bir berzah var dünle bugün arasında.
Zaman duruyor, kalakalıyor iki konum arasında sanki bir an

Şimdi, güzel ve hafiftir diyarlar.

Şimdi, tepeler yükseliyor şeffaf bulutları emzirmek için
ve duymak için ilhamı. Yarın piyangosudur şaşkınların

Şimdi, dünümüz taştan hilal bir ikonu parlatıyor

Şimdi, birlikte yaşıyoruz geçmişle yarını. Yürüyoruz iki yönde,
şiirsel bir selamı birbirinden esirgeyen

Şimdi, kırık şimdinin sıyrıklarını taşıyor anlam, tıpkı coğrafya gibi.

Şimdi, küçük zamanın siestasında kutsalın adlarını
değiştiriyor beyaz sonsuzluk. Herhangi bir peygamber yok
sahil yolunda

Şimdi, bir şair doğuyor aramızda. Herhangi bir anne seçebilir kendine
tanımak için kendini

Şimdi, bir şimdi yeşeriyor narçiçeğinden

Şimdi, yalnızca kırlangıçların mülküdür mesafe

Şimdi, sen ikisin, üçsün, yirmisin, binsin
nasıl biliyorsun kim olduğunu kalabalığında?

Şimdi, oldun
Şimdi, var olacaksın
Öyleyse bil kim olduğunu… Olmak için

Burada ve Şimdi

İşte burada ve şimdi… Aldırmıyor tarih ağaçlara
ve ölülere. Ağaçlar yükselmeli, benzememeli
birbirine uzunlukta ve genişlikte.
Ölüler, burada ve şimdi, çoğaltmalılar
adlarını, bilmeliler tek tek nasıl öldüklerini.
Topluluk halinde yaşamalı diriler, bilmemeliler
nasıl yaşayacaklarını yazılı bir efsane olmadan…
Kendilerini gevşek gerçeğin tökezlemelerinden
ve gerçekliğin kanunundan kurtaracak olan.
Ve söylemeliler:
Hâlâ buradayız
Kayan bir yıldızı gözetliyoruz
Alfabenin her bir harfinden
Ve bu şarkıyı söylemeliler:
Hâlâ buradayız
Yükünü taşıyoruz sonsuzluğun.

Kaynak: Şiirden, 4 (22), Mart-Nisan 2014; Kurgan, 4 (24), Mart-Nisan 2015

ZAMBAKLA DOLDU HAVA

Zambakla doldu hava, sanki bir müzik çalınacak.
Her şey bir anlam seçiyor, anlamın artığını gönderiyor
bana. Sağlığım yerinde şimdi, fırsatımın efendisiyim
aşkta. Ne unutur ne hatırlarım maziyi,
Şimdi doğuyorum zira; böyle her şeyden…
Maziyi yapıyorum sülalesine ihtiyaç duyduğunda hava
ve toz tarafından bozulduğunda. Zor doğmadım,
tıpkı çakallar gibi, semender gibi, karga gibi…
Anne babamı kutlamadım sağ salim doğduğum için. Şimdi,
Bağırarak zıplıyorum, görüyorum, duyuyorum.
Bütün bu büyülü zambaklar benim:
Zambakla doldu hava, sanki bir müzik
çalınacak. Etrafımdaki her şey tebrik ediyor beni:
Herhangi bir karaltı yok tavanda
benimle benim için çekişen.
Ve bir sandalye memnuniyetle karşılıyor
ayakları için özel bir tempo seçeni.
Kapının önündeki ayna tanıyor beni
alışıyor yüzüne ziyaretçisinin. Her şeyi kutlamaya hazır bir kalp.
Her şey bir anlam seçiyor hayat olayına,
Şimdiki zamanın kristal bağışlarıyla yetiniyor. Bilmedim ve sormadım:
Neden kutluyorum gündelik dostluğu, verilen fırsatı?
ve neden temposuna uyuyorum evrenin dört bir yerinde
çalınacak müziğin?
Ne unutur ne hatırlarım
yarını… Onu düşünmeyi erteledim belki farkında olmadan.
Canlandırmak için ânı iki konum arasında:
Hayat olayı ile bir-iki saat ertelenmiş ölüm kazası arasında…
Keyif alıyorum unuttuklarımı hatırlamaktan:
Ney şarkısı söylemeyi unuttuğumu unuttum
yılanlara. Nehir benimle birlikte akıyor oluk oluk sebepsiz.
Ve ben duygularımın etrafında dolup taşıyorum:
Zambakla doldu hava, sanki bir müzik çalınacak!

Kaynak: Sözcükler, 40, Kasım-Aralık, 2012/6

* Mahmud Derviş’in bu şiirlerini de içeren son şiir kitabı Mehmet Hakkı Suçin çevirisiyle yakında yayınlanıyor.



Kategoriler:Şiir

Etiketler:, , , ,

2 replies

  1. çok sevdiğim bi yazar ve güzel bi şiiri şiirlerinin paylaşıldığı başka web sitesi
    var mı ?

    • Ben de kendisini çok severim. İnşallah önümüzdeki aylarda iki kitabı benim çevirimle yayınlanacak. Birinin telif hakları anlaşması bitti. Diğeri de imza aşamasında. İlginiz için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: