Abdulvahhab el-Beyâti | Bagajsız Yolcu

Abdulvahhab el-Beyâti

Abdulvahhab el-Beyâti

Arapçadan Çeviren: Mehmet Hakkı Suçin

Mekânsızlığa aidim
Ne yüzüm ne tarihim var, mekânsızlığa ait
Bana seslendiğini duyuyorum gök kubbenin altında, rüzgârın feryadında:
“Gel!”
Ne yüz ne tarih… Bana sesleniyor “gel!” diye
Tepeler boyunca
Tarihin bataklığını geçiyor adamlar
Kumlar sayısınca
Yer aynı yer, adamlar aynı adamlar
Onlarla oynuyor abes gölgeler
Tarihin bataklığı, hüzünlü toprak ve adamlar
Tepeler boyunca
Belki geçti üzerimden… Üzerimden binlerce gece
Ve ben -habire- duyuyorum onun “gel!” diyen sesini rüzgârda
Tepelerin ardında
Ve ben ve binlerce sene
Esneriz sıkılgan, hüzünlü
Mekânsızlığa aidim
Gökyüzünün altında
Ölüyor içimdeki ruhum ümitsiz
Ve ben ve binlerce sene
Esneriz sıkılgan, hüzünlü
Mekânsızlığa ait olacağım, başka çare yok!
Ne yüzüm ne tarihim var, mekânsızlık bana çok
Işık çarpıyor bana ve şehrin gürültüsü uzaktan
Yeniden döşüyor yolunu hayatın nefsi, yeni bir bezginlik
İnatçı ölümden daha güçlü
Yeni bir bezginlik
Yürüyorum, hiçbir şeye aldırmadan ve binlerce yıla
Hiçbir şey beklemez yolcuyu hüzünlü anından başka
Çamur ve balçık
Binlerce çekirgenin gözleri ve yıllar
Şehrin surları görünüyor ama ne fayda
Dünya hep aynı, iğrenç dün aynı boyda
Pişkin pişkin yaşıyor arsız
Alnına parfüm sıkılmış bir leş üzerinde
Yeniden döşüyor yolunu hayatın nefsi, yeni bir bezginlik
İnatçı ölümden daha güçlü
Gökyüzünün altında
Beklentisiz
Ölüyor içimdeki ruhum
Örümcek gibi
Ölüyor ruhum
Duvarda
Günün ışığı duvarda
Yıllarımı emiyor, kan tükürüyor gün ışığı duvarda
Asla olmadı, bana ait olmadı hiç bugün
Kapandı kapı, bana ait olmadı hiç bugün
Asla olmadı, bana ait olmadı hiç bugün
Mekânsızlığa ait olacağım, başka çare yok!
Ne yüzüm ne tarihim var, mekânsızlık bana çok.


Abdulvahhab el-Beyâti 1926’da Bağdat’ta doğdu. Irak’ta öğretmenlik ve gazetecilik yaptı. Ancak yazılarında devlet yöneticilerini emperyalizme hizmet etmekle suçladığı için işinden oldu. Çeşitli Arap ülkelerinde, Doğu Avrupa ev Sovyetler Birliği’nde yaşadı. Çağdaş Arap şiirinde sosyalist gerçekçilik akımının öncüsü olarak kabul edilmektedir. 1999’da hayata gözlerini yumdu. Başlıca eserleri: Melekler ve Şeytanlar (1950), Kırık Testiler (1954), Sürgünde Şiirler (1957), Berlin’den Yirmi Şiir (1959), Ölümsüz Sözcükler (1960), Ateş ve Sözcükler (1964).

Kaynak: Şiirden, Sayı 18, 2013



Kategoriler:Şiir

Etiketler:, , , ,

1 reply

  1. Müthiş bir şiir. Emeğinize sağlık!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: