Uluslararası Arap Romanı Ödülü’ne 2014 yılında aday gösterilen romanların altı romandan oluşan ‘kısa listesi’ 10 Şubat’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da açıklandı. Kısa liste, 18 Arap ülkesinden gönderilen 156 roman arasından seçildi. Altı romanlık kısa listeyi beş kişilik jüri seçti. Jürinin kimliği sır gibi saklanıyordu.

10 Şubat’ta Ürdün’ün başkenti Amman’da kısa listenin ilanıyla birlikte jüri üyeleri de açıklandı. Jüride Arap dünyasının Batı’da eğitim görmüş, eleştiri ödülleri almış romancı, akademisyen ve eleştirmenler bulunuyor. Bu yılın beş kişilik jüri kurulunda 2008’den bu yana düzenlenen ‘Arabic Booker’ tarihinde ilk defa Türkiye’den bir jüri üyesi yer aldı.

Altı romandan oluşan kısa listede Iraklı İn’am Kececi Taşşari romanıyla, yine Iraklı Ahmed Sa’davi Frankenstein Bağdat’ta romanıyla, Suriyeli Halit Halife Bu Kentin Mutfaklarında Bıçak Yok romanıyla, Faslı Yusuf Fadıl Soyu Tükenmiş Mavi Bir Kuş Benimle Uçuyor romanıyla, yine Faslı Abdurrahim Lahbibi Abdi’nin Seyahatnamesi romanıyla ve Mısırlı Ahmed Murad Mavi Fil adlı romanıyla yer almayı başardı.

Doç. Dr. M. Hakkı Suçin, Arabic Booker Jürisinde yer aldı.

Türkiye’de modern Arap edebiyatı tanınmıyor

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Hakkı Suçin jüri üyesi seçilmesine ilişkin, “Doğrusu böylesi prestijli bir edebiyat ödülünde jüri üyesi olarak seçilmemden dolayı ülkem adına gurur duydum. Bu sadece benim değil Türkiye’nin başarısıdır. Bu yıl yayınlanan romanların neredeyse tümünü okuyup değerlendirmiş olduk. Çok zorlu, yorucu ama zevkli bir süreçti. Bütün bu okumaların akademik hayatıma önemli katkıları olmuştur. Arabic Booker ödülü Arap romanının gelişmesine dinamik bir katkı sağlıyor. Türkiye’de modern Arap edebiyatı maalesef pek tanınmıyor. Arap edebiyatının Türkçeye çevirisinde önemli bir boşluk mevcut. Avrupa ülkeleriyle kıyasladığımızda bu konuda çok gerilerdeyiz. Tabii bunun çeşitli sebepleri var. Bu sebepler arasında Türkiye’deki büyük yayıncıların Arap edebiyatına ilgisizliği, yazın çevirmeni yetersizliği ve Türkiye’de Arapçanın çoğu zaman sadece din alanıyla özdeşleştirilmesini sayabiliriz.” diye konuştu

Ödül Töreni 29 Nisan’da

Suçin, romanların içeriğine ilişkin, ‘Romanlar işlenen temalar ve anlatı teknikleri açısından çeşitlilik arz ediyor. Romanlarda Arap dünyasının şu anda yaşadığı sosyopolitik ortam, Arap baharı, bireyin ve toplumun bölünmüşlüğü ve parçalanmışlığı ele alınıyor. Ayrıca toplumsal ve bireysel şiddet, kadının durumu da sık sık işlenen konular arasında. Aynı çeşitliliği roman tekniği açısından da söylemek mümkün.’ dedi.

29 Nisan’da Abu Dabi’de düzenlenecek törenle ‘En İyi Roman’ ödülü sahibini bulacak. Kısa listeye giren her roman 10 bin dolarlık ödül alırken en iyi Arap romanına 60 bin dolar ödül verilecek.

Uluslararası Arap Romanı Ödülü’nün organizasyonunu Londra’da Man Booker adlı kuruluş üstlenirken ödüle Birleşik Arap Emirlikleri maddi kaynak sağlıyor.

14.02.2014 / G.Ü. Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği